SON XƏBƏRLƏR

Türkiye, Erbile Konsolosluk Açmalı

2021.10.20, 07:36
Türkiye, Erbile Konsolosluk Açmalı

Gunaz.tv
Türkiye, Erbile Konsolosluk Açmalı 45830.jpg Abant Platformunun Kuzey Irakın Erbil kentinde düzenlediği Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak başlıklı konferans sona erdi. Oturumlarda, Erbile Türk konsolosluğu açılması talepleri damgasını vurdu. İlişkilerin geleceğine dair beklenti ve öneriler dile getirilirken medyanın bu konudaki rolü üzerinde duruldu. En çarpıcı öneri ise yazar Altan Tandan geldi: "Türkiye, Irak, Suriye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçmişte Hollanda, Belçika ve Lüksemburg arasında yapılan Benelüks anlaşması (gümrük birliği) benzeri bir yapı hayata geçirilmeli." Konferansın dünkü ilk oturumunda ekonomik ve sosyo-politik süreç ile medyanın gücü masaya yatırıldı. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, Türkiyenin Ermenistan ile ilişkilerindeki ezber bozan adımlarını Kuzey Irak konusunda da atması gerektiğini söyledi. Erbile konsolosluk açılmasını teklif eden Ensarioğlu, "Türkiye Cumhurbaşkanının tarihi Ermenistan ziyaretinin bir benzerini Erbile yapması bu tür ezber bozucu bir etki yapacaktır. Birkaç stratejik adımdan sonra iki ülke arasına çekilen sınır kağıt üzerinde kalacaktır. Türkiye, Erbilde konsolosluk açmalı." dedi. Kuzey Irakın, geleceğin Dubaisi, Türkiyenin ise geleceğin İngilteresi olacağına dikkat çeken oda başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ekonomik ilişkiler daha da güçlendirilmeli. Destekleme ve stratejik entegrasyon başarılı bir şekilde hayata geçirilirse kısa zamanda büyük mesafeler alacağız. Korkuların ve paranoyaların aşılması durumunda, bu köklü geçmiş güçlü bir gelecek yaratacak." ORTADOĞUDA BARIŞIN KİLİDİ TÜRKİYE Kürdistan TV Genel Yayın Yönetmeni Karwan Akreyi de Türkiyenin Erbile konsolosluk açma teklifini yineledi. Türkiyenin Ortadoğuda barış ve istikrarı sağlamaya yönelik önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Akreyi, "Türkiye özellikle Amerikan güçlerinin çekilmesinden sonra, Irakın istikrarı için Kürt bölgesi ile koordinasyon kurabilir. Bunun için Kürt bölgesi ile doğrudan ilişkiler kurulmalı. Türkiyenin Erbilde konsolosluk açması lazım." dedi. PKKnın faaliyetleri yüzünden hem Türkiyenin hem de Kürtlerin büyük zarar gördüğüne dikkat çeken genel yayın yönetmeni, Türkiyenin Kürt sorunu ile PKK meselesini birbirinden ayırması gerektiğini sözlerine ekledi. İlişkilerin belirlenmesinde medyanın rolünü irdeleyen gazeteci-yazar Nasuhi Güngör ise Kuzey Iraka yönelik yayınlarda kullanılan küçümseyici-aşağılayıcı haber ve yazılardan örnekler vererek bu dilin değiştirilmesi gerektiğini anlattı. TÜRKİYE, IRAKI ABYE BAĞLAYACAK İkinci oturumda söz alan Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi eski Kültür Bakanı Sami Şorış, geleceğe dair aydınlık bir ufuk gözüktüğünü söyledi. "Yeni bir gelecek kurmak için geçmişteki kin ve nefret duygularına takılmamak gerekiyor." ifadelerini kullandı. Şorıs, Türkiyenin çevre ülkeleriyle ilişkilerinde var olan sorunların kalkması için büyük bir süreç başlattığına dikkat çekerken, bunu yeni bir Osmanlıcılık olarak tanımladı. Türkiye ile Irak Kürtleri arasındaki ilişkinin Turgut Özal döneminde sıcak bir atmosfer bulduğunu anlatan eski Kültür Bakanı, Özalın ölümünün Kürt siyaseti konusundaki çabalarını sonuna kadar götürmesini engellediğini belirtti. Türkiyenin Irak Kürtleri için dinamik ve önemli bir devlet olduğunu vurgulayan Şorış, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgeyi dünyaya bağlayan sınır kapısı Türkiyede. ABye girmesi durumunda bu coğrafi özelliğin yanı sıra siyasi, iktisadi, kültürel anlamlar da yüklenmiş olur. Avrupanın ticari sınırı ve insan hakları Irak Kürtlerine ulaşmış olacak. Türkiyenin İslami ve demokratik kimliği de Kürtler için çok önemli. Eğer Ankara Irak Kürtleri ile ilişkilerin geliştirilmesi yönünde ileriye doğru adım atarsa bölgedeki 35 milyon Kürtün dostluğunu garantilemiş olur." ORTADOĞU BENELÜKSÜ Yazar Altan Tan, Ortadoğunun gelecek perspektifi: Ya çatışma ya uzlaşma adlı sunumunda somut talepleri dile getirdi. Bölgedeki çok kültürlülük ve renkliliğe dikkat çekerken şu uyarıda bulundu: "Tekleştirici ve ötekileştirici bütün projeler kıyamete kadar savaş demek." Bölgenin çatışma ve ayrışma yerine mutlaka birlikte yaşamanın yolunu bulması gerektiğinin altını çizerek, şöyle konuştu: "Hiçbir halkın kendi geleceğini ve mutluluğunu diğerinin felaketi üzerine kurması mümkün değildir. Ya hep birlikte kazanılacak veya hep birlikte kaybedilecektir." İlişkilerin istikrarı için kısa vadede olması gerekenleri ise maddeler halinde sıraladı: "Türkiyenin AB süreci desteklenmeli. Kürt bölgesi yönetimi demokratik bir yapıda olmalı. Kerkük ve mümkünse tüm Türkmenler Kürt bölgesine bağlanmalı. Türkiye ile Kürt bölgesi arasındaki her türlü siyasi, ticari ve ekonomik ilişki güçlendirilmeli. Vize ve gümrük kaldırılmalı. Entegrasyon en yüksek düzeyde olmalı. Bir sonraki aşama olarak Türkiye, Irak, Suriye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçmişte Hollanda, Belçika ve Lüksemburg arasında olan Benelüks anlaşması (gümrük birliği) benzeri bir yapı hayata geçirilmeli. Uzun vadede ise İrandan Arabistana kadar tüm bölge aynı entegrasyona dahil edilmeli." Ortadoğunun yeniden şekillendiği bir dönemde Abant Platformunun Erbilde toplanmasının özel bir anlamı olduğunu kaydeden yazar Cengiz Çandar da, sürecin diyalog ve karşılıklı anlayışla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. (CHA)

SEÇİLMİŞ XƏBƏRLƏR

Çox oxunanlar