SON XƏBƏRLƏR

Haması ateşkese Türkiye ikna etti

2021.10.20, 07:36
Haması ateşkese Türkiye ikna etti

Gunaz.tv
Haması ateşkese Türkiye ikna etti 44989.jpg Taraflar ateşkes ilan etti; İsrail, Gazzeden çekiliyor. Başbakan Erdoğanın dış politika danışmanı Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu, bölgede silahların susmasında en büyük rolü Ankaranın oynadığını söyledi. Davudoğlu, "Gazzede çift taraflı ateşkes sağlandıysa bu, Türkiyenin sayesindedir." dedi. Davudoğlu, yaşanan yoğun temas trafiğini ise ilginç sözlerle anlattı: "Heyet olarak Mısır ile Suriye arasında mekik dokuduk. 7 gün boyunca 1 takım elbise ve iki gömlekle dolaştık." İsrailin Gazzeyi harabeye çeviren saldırılarının ardından yaşanan ateşkesle ilgili Türkiyenin gerçekleştirdiği yoğun diplomasi trafiğinin ayrıntıları netleşmeye başladı. Türkiyenin son yıllarda dış politikada yaptığı açılımının arkasındaki isim olarak bilinen Başbakanlık Başdanışmanı Büyükelçi Ahmet Davudoğlu, bölgede sağlanan ateşkesin arka planına yönelik bilgi verdi. Hamasın ateşkesi kabul etmesini Türkiyenin sağladığını belirten Davudoğlu, Mısırda İsrailin Gazzeye yönelik saldırısıyla ilgili gerçekleştirilen zirveye katılan ülkelerin de Ankaranın oynadığı rolün farkında olduğunu dile getirdi. "Şarm el Şeyhteki platformda oturan herkes biliyordu ki Hamasın ateşkesi sağlamasının arkasında Türkiye var." diyen Davudoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün zirve için Mısıra giderken Hamasın ateşkes ilan edeceğini bildiğini de açıkladı. Krizin aşılması çabaları çerçevesinde Şam-Kahire hattında mekik dokuyan Büyükelçi, Ankaranın ateşkes sonrası süreç için taraflara aşamalı bir yol haritası sunduğunu kaydetti. Buna göre öncelikle İsrail askerinin Gazzeden çekilmesi gerekiyor. Ardından Filistinli gruplar arasında uzlaşma çalışması başlatılacak. Gazzede ablukanın kaldırılması için de bir mekanizma oluşturulacak ve bu mekanizma, taraflar mutabakata ulaşana dek yürürlükte kalacak. Ahmet Davudoğlu, ateşkesin tek taraflı kalmış olması halinde krizin derinleşme tehlikesine dikkat çekerken, Hamas ile Mısırın, saldırılar sırasında sürdürdüğü diyalogda da Ankaranın etkin olduğunu vurguladı. Suriyede Hamaslı yetkililerle görüştüklerini anlatan Davudoğlu, bu hareketi dışlamanın Filistin halkını dışlamak anlamına geldiğini kaydederek, "Çünkü onu Filistin halkı seçti." dedi. 90lı yıllarda Türkiye hiçbir Ortadoğu toplantısında yoktu 2006da Filistin seçimlerini kazandığından beri Hamasın siyasal bir aktör olması için çaba sarf ettiklerini ve bu yüzden dışarıdan ve içeriden çok eleştiri aldıklarını kaydeden Başbakanlık Başdanışmanı, bugün ise Hamasa mesaj iletmek isteyenlerin bunu Türkiye üzerinden yapmak zorunda kaldığına dikkat çekti. Türkiyenin 90lı yıllarda Ortadoğu ile ilgili hiçbir toplantıya katılım göstermediğini, bugün ise Türkiyesiz bir toplantı düşünülemediğini kaydetti. Ahmet Davudoğlu, Başbakan Erdoğanın İsraile gösterdiği sert tepkiyle ilgili sorulara ise,"Arabulucu olmak, tavır koyamamak demek değildir. Türkiye gibi ülkeler bulundukları bölgenin kaderini ve vicdanını hissetmek durumundadır." karşılığını verdi. Bölgede olanlara kayıtsız kalamayacaklarını belirterek, "Bu topraklar bizden sorulur." ifadelerini kullandı. Kendilerini önceleri dinlemeyen ülkelerin bile daha sonra "Türkler uyarmıştı." dediğini sözlerine ekledi. Davudoğlu, ne Türkiyenin Mısırdan rol çalmaya çalıştığını ne de Mısırın Türkiyenin müdahalesinden rahatsız olduğunu söyleyerek, Mısır olmadan Gazzede çözüm olmayacağını belirtti. 1 takım elbiseyle 7 gün diplomasi yaptık Heyet olarak Kahire ve Şamda yaptıkları temaslar nedeniyle Mısır ile Suriye arasında mekik dokuduklarını anlatan Davudoğlu, "7 gün boyunca bir takım elbise ve iki gömlekle dolaştık." dedi. Pilot ve hosteslerin de kendileriyle sürekli uçtuğunu ve yedek kıyafetleri olmadığı için onların kendilerinden daha da zor durumda kaldığını dile getirdi. [Haber İzlenim - Cumali Önal] İsrail, geride enkaz ve acı bıraktı Tıpkı Açe ve Myanmardaki Tsunami felaketinin ortasından geçiyormuşuz hissine kapılıyoruz Gazze sokaklarından ilerlerken. Filistinli doktor Muhammed Selim, "İsrailin amacı bize acı vermekti." diyor 22 günlük bombardımanı anlatırken. Mısırın Refah sınır kapısından Gazzeye ayak basar basmaz, ölü bedenleri toprağa gömülü çocuklar ve bebekler, feryat eden kadınlar, gözyaşları kan olup akan babalar gözlerimizin önüne geliyor. Kim bilir bu sokaklarda ne feryatlar kopmuştu! Refahtan Han Yunusa kadar tek tük yerler vurulmuş. Fakat Gazze Şeridinin merkezi konumundaki Gazze kentine yaklaştıkça felaketin boyutları iyice belli oluyor. Yollar tank paletleriyle paramparça olmuş. Bazı yerlerde tanklar ve İsrail iş makineleri resmen yolları kazımış. İsrail sanki Hamasla değil de sivil insanlarla savaşmış gibi. Yan yana üst üste dizilmiş gibi görünen binaları hiç çekinmeden vurmuş İsrail. Binaların üst, orta, alt katları rast gele vurulmuş. Bu binalarda insanların yaşadığına inanamıyoruz. Mühendis Halil İbrahim, bomba yağdıkça sürekli oda değiştirerek, bombaların geliş yönüne göre önlem almaya çalıştıklarını belirtiyor. İsmini vermek istemeyen bir Filistinli ise Hamasın direniş gösteremediğini belirtiyor. Bunda İsrailin ateş gelen tarafta hedef gözetmeksizin ateş etmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. Gerçekten de İsrail, Hamas savaşçılarının ateş ettiğini öne sürerek BM kontrolündeki okulları bile vurmuştu. Gazze Şeridinin merkezi Gazze kenti, savaşın da merkezi olmuş. Burada bulunan hükümet binaları, parlamento binası, hastaneler, okullar, camiler vurulmuş. En büyük kayıplar da bu çevrede yaşanmış. Özellikle Gazzenin kenar semti olan Tel el Hava, Tuffah ve Zeytun semtleri sivil katliamının en çok yaşandığı yerler olmuş. Bazı noktalarda binalar karton gibi çökmüş. Kocaman binalar bombalardan yerle bir olmuş. Bu savaşta asıl mücadelenin halkla İsrail askerleri arasında geçtiğini vurguluyor Dr. Muhammed Selim. Ölenlerin sayısına bakıldığında en büyük kayıpları halkın verdiğine işaret eden Selim, "Bu saldırılara karşı bir halk direnişi oldu. Bu direniş silahlı değil, ölüme karşı ayakta kalabilme direnişiydi.." diyor. Yardımların da 1 milyondan fazla insanın yaşadığı Gazze ve kuzey semtlerine ulaşmadığını belirten Filistinliler, bombalar ve kurşunlar altında dakikalarca yürüyerek gıda maddeleri bulmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Saldırıların bilançosu 400ü çocuk, 100ü kadın en az 1.300 Filistinli öldü. Yaklaşık 2 bini çocuk 5 bin 500 kişi yaralandı. 22 bin ev ya yıkıldı ya da ciddi hasar gördü. 48 hükümet binası, 30 karakol, 20 cami yıkıldı. En az 100 bin Filistinli evsiz kaldı. 10u asker 13 İsrailli öldü. Abbas, birlik hükümeti çağrısında bulundu Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, "eşzamanlı olarak devlet başkanlığı ve parlamento seçimleri yapılmasının yolunu açacak olan ulusal birlik hükümeti için çağrıda bulundu. Kuveytte Gazze saldırısının yol açtığı sonuçları görüşmek üzere yapılan Arap Birliği toplantısında konuşan Abbas, bütün Filistinli grupların, görüş farklılıklarını ortadan kaldırmak için "derhal Mısırda toplanmasını istedi. Mısır da İsrailli yetkililerle Filistinli grupları, perşembe günü Kahireye davet etti. Kahiredeki görüşmelerin, ateşkesi pekiştirmek için gerekli tedbirler üzerinde anlaşma sağlanması amacını taşıyacağı ifade edildi. Öte yandan 22 üye ülkeden 17sinin katıldığı Kuveytteki toplantıda Suudi Arabistan bölgenin yeniden imarı için 1 milyar dolar bağışladı. Toplantıda bir konuşma yapan S.Arabistan Kralı Abdullah, İsraille barış öngören Arap girişiminin masada ilelebet durmayacağı uyarısında bulundu. Abdullah, savaş ve barış arasındaki seçeneğin her daim açık olmayacağını İsrailin artık anlaması gerektiğini belirtti. 2002 tarihli Arap girişimi, 1967de işgal ettiği tüm Arap topraklarından çekilmesi ve Filistinli mülteciler meselesine adil bir çözüm getirilmesi karşılığında İsraille ilişkilerin normalleştirilmesini öngörüyor. AB ve Mısır, katliamın faturasını Hamasa kesmekte ısrarlı İsrailin Gazzede işlediği katliam karşısında yeterli tepkiyi göstermemekle eleştirilen AB ile Mısır, bölgedeki yıkımdan Haması sorumlu tutmakta ısrarlı. Kuveytteki Arap Birliği zirvesinde konuşan Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, ateşkesin süresini uzatmayı reddederek İsraili saldırıya davet eden Hamasın sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Bazı kesimleri ise Arap dünyasını ılımlı ya da sertlik yanlısı kamplara bölmek için Gazze krizini sömürmekle suçladı. Avrupa Komisyonunun dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferrero Waldner da yerle bir olan Gazzenin yeniden inşasının, Hamas bölgeyi yönettiği sürece başlamayacağını belirtti. Uluslararası yardımın ancak El Fetih grubunun bölgeye dönmesiyle gelebileceğini kaydetti. Filistinli gruplar: 100e yakın İsrail askeri öldürdük Gazzede 22 gün süren çatışmaların ardından zafer ilan eden Hamasın askerî kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları 49, İslamî Cihadın askerî kanadı Kudüs Tugayları da 18 İsrail askerini öldürdüğünü açıkladı. Gazzede basın toplantısı düzenleyen İzzeddin El Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyda, savaşta öldürdükleri İsrail askerlerinin sayısını rehin alınanlarla birlikte 80 dolayında verirken, yüzlercesini de yaraladıklarını iddia etti. Kendilerinin 48 kayıp verdiklerini ifade eden. Ebu Ubeyda, 47 İsrail tankına zarar verdiklerini, 4 uçak vurduklarını, bir uçağı da Gazze içinde düşürdüklerini ifade etti. Hamasın silahsızlandırılmasına yönelik çabalara da "Elinizden ne geliyorsa yapın. Silahlanmayı sürdüreceğiz." diyerek meydan okudu. (CHA)

SEÇİLMİŞ XƏBƏRLƏR

Çox oxunanlar