SON XƏBƏRLƏR

DÜNYADAKİ TÜRK DÜŞMANLIĞI . İbrahim Şafak EZBER Türkiyə

2021.10.20, 07:36
DÜNYADAKİ TÜRK DÜŞMANLIĞI . İbrahim Şafak EZBER Türkiyə

Gunaz.tv
DÜNYADAKİ TÜRK DÜŞMANLIĞI İbrahim Şafak EZBER Türkiyə Bakı Strateji Araşdırmalar Mərkəzi üçün Dünyanın her yerinde biz Türklere olan düşmanlık dillere destandır esasında, onlarda bunu bir gelenek haline getirmişlerdir. Avrupa da 2001 yılında yapılan bir araştırmaya göre; Avrupalıların %70e yakını Türklere soğuk bakmaktadır. Eskiden günümüze kadar süren bu önyargılı olumsuz yaklaşım, Avrupalıların dünyaya anlatmaya çalıştıkları insancıl ve barışçıl tutumlarıyla devamlı çelişir haldedir ve artık sorgulanarak silinmesi gerekmektedir. Geçmişteki bazı çarpıcı örnekleri hatırlamak, biz Türkleri seyirci koltuğundan kurtarabileceği gibi, onlarında bize karşı olan tutumlarının asıl sebeplerini dolaylı yoldan değil de direkt anlamış oluruz. Batılı ülkelerin Türklere karşı olan antipatileri, diğer Müslüman veya az gelişmiş ülkelere göre biraz farklıdır. Çünkü batıya kafa tutan, bağımsızlık savaşı verenlerin ilki Türklerdir. Batılı, tüm dünyayı sömürgeleştirmiş ama Türkleri dize getirememiştir. Amaçlarına ulaştıklarını sandıkları Sevr antlaşması çöpe atılınca Lozanı bir türlü içlerine sindirememişlerdir. lord Curzon, İsmet Paşaya “bir gün gelir bunları elinizden alırız”diyerek asıl niyetlerini ortaya koymaktan çekinmemiştir. Daha o yıllarda Anadoludaki Türklere sıcak bakmayan beyinler, hala dünyadaki Türklerin yok olması için büyük mücadeleler vermektedirler. İngiltere başbakanı Lloyd Georgeun Türklere yaklaşımı ile Hitlerin Yahudilere dönük duyguları inanılmaz bir şekilde benzeşiyor. İngiliz başbakanı Sevrin gerekçesi olarak, Türkleri Anadoludan ve Avrupadan söküp atmanın bir insanlık borcu olduğunu söylüyordu: -“Türkler veba mikrobu gibidirler; en ağır cezalara çarptırılacaklar, Avrupadan atılacaklardır; Türkler yaşamaya layık bir ırk değildir.”diyerek 1919 da ırkçılığın ta kendisini yapıyordu. Arnold Toynbee bir İngiliz tarihçisidir. 1919 da batı dünyasının Türkiye için “no mans land” deyimini kullandığını söylüyor; insansız ve sahipsiz ülke olarak görüyor Anadoluyu... Bu tür belgelerin olduğu bu ortamda bizimde ders çıkarmamız gereken çok husus bulunmaktadır. Benim kimliğime bu denli kin ve düşmanlık görmezden gelinemez. Irak ın halepçede yaptığı katliamı televizyonlarda Türk ordusunun Kürtlere yaptığı vahşet diye gösteren Avrupanın bu utanmazlığının bağışlanacak yanı yoktur. Soyu belli, yurdu belli olan kardeşimi benden ayırıp farklı bir kimlikle karşıma çıkartan bu kişiler, bana düşmanca bakan kardeşime silah tuttuğumu söylemekte. Ama bilmezler ki kardeş kardeşe silah tutmaz. Bu oyunlarının bir fiyasko olduğunu anlayan Avrupa geri adım atmaya başladı ama bu ülkemde hayıra yorumlanmayacak kadar abes bir durum teşkil etmektedir. 11 Eylül yıkımından sonra bile, Avrupanın PKK ve dhkp-cyi terörist örgütler listesine dâhil etmemesi bu konudaki çifte standartlarını açıkça ortaya koymaktadır. Tüm bunların yanında Türk düşmanlığı konusunda Yunanistanın “geleneksel ve toplumsal histeri krizi”ne kapılarak her vesileyle yaptıkları, batılı dostlarını bile bıktıracak düzeye gelmiştir. Avrupalı çocuğunu nasıl korkutuyordu: - uslu dur, yoksa seni Türklere veririm... Korku ve düşmanlık! Avrupalı tarih boyunca Türklere bu duygularla bakmış, ibadetinden edebiyatına kadar kültüründe bu unsur yerleşmiş. 16. yüzyılda Türk tarihini yazmış ünlü alman araştırmacı Hans Lövenklaw vermiş veriştirmiş; ”Bu barbar insanlar kendi aralarında şaka ve espri yapmaz, yapılmasını hoş karşılamazlar...” buna rağmen bizim için şu saptamayı yapmadan da edememiş: “Türk imparatorluğunun bunca iç sorununa rağmen eskisi gibi halen ayakta ve güçlü olması, onlardan korkmamız için en önemli nedendir.” Batı da ve doğuda bize karşı duyulan bu düşmanlık duygularına karşı hiç bizde de onlara karşı düşmanlık duyguları var mı? Yok ve olmamalıdır da... Çünkü biz her zaman onlardan daha cömert bağışlayıcı ve insancıl olmuşuzdur. Her türlü kışkırtıcı söylem Türk fikir adamları tarafından kulak ardı edilmiş hatta cevaplanmış birer antitez olarak gözler önündedir. İşte bir örnek daha… Armstrongun “ne yazık ki M.Kemal, kendi gücü ve büyüklüğü oranında bir ulusun başına geçemedi. Eğer geçseydi Sezarın, İskenderin, Cengizin, fütuhatlarını gölgede bırakacak zaferler kazanırdı.” sözüne karşılık Atatürk şöyle demişti; “Biz fütuhat devrini kapatmak için savaştık. Bu onur bize yeter.” İzmirde önüne serilen yunan bayrağını yerden kaldırtan M.Kemal aynı büyük ruhu ile Çanakkale mağluplarına şöyle seslenmişti; “Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” Bu kelimeleri benim büyük ATAM M.Kemal diyor ve dünya buna kulak veriyor. Atatürk göndermiş olduğu bu mesajlarda, onlara tarihinde nasıl bir felsefe güdmüş olduğunu, insana verilen değerin büyüklüğünü ve saygıyı adeta haykırmıştır. Ama biz, dünya savaşında müttefik olarak yanımıza aldığımız, omuz omuza düşmanla çarpıştığımız Almandan bile ihanet görmüşüzdür. Almanyanın farklı kentlerinde hayatına devam eden Türklere bile şuanda büyük zorluklar yaşatan “dazlak” diye adlandırılan ırkçı insanların tutumları yüreğimizi dağlamaktadır. Buna ek olarak Almanya başbakanı Merkelin söyledikleride yenilir yutulur cinsten değildir. “KKTC konusunda Türkleri sıkıştırdıklarını ve etkisiz hale getirdiklerini” hiç çekinmeden dünya kamuoyuna bağırmıştır. Buna bir örnekte alman bir profesörden.. … Zafer Fortaci-Ocak 2002 Alman Prof. Naumarkin itirafları: "İstanbul üniversitesinde öğretim üyesi alman asıllı prof. naumark ile bir kısım talebesi Boğaziçinde geziye çıkarlar. Talebelerden biri prof. naumarka su soruyu sorar: Avrupa bizi neden sevmez hocam? Prof. naumark su cevabi verir: çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir, asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hıristiyanlardın hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince: 1. Müslüman olduğunuz için sevmez. ama faraza laik söyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder. 2. Sizler farkında değilsiniz ama, onlar su gerçeğin farkındadırlar: tarihten Ttürk çıkarılırsa tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir. 3. Avrupanın pazarı idiniz. Simdi Avrupayı pazar yapmaya başladınız. 4. En az 400 yıl Avrupada sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz. 5. Selçuklular Anadoluyu, Osmanlılar ise orta Avrupa ve Balkanları haçlı ordusuna mezar ettiler. 6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hâkimiyet sağladılar. önce ahlaki değerlerinizi yıpratmaya başladılar giyiminizden yaşantınıza kadar sonra kendi içinizde sizi bölmeye başladılar. A-b-c-d gibi 8. Kilise size kin kusmaktadır. Ve sebepleri yukarıdadır. 9. Ben Türkiyeye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı, simdi 19 üniversite var. (o tarihte öyle idi simdi ise çok daha fazla.) Osmanlı zamanında ise her yerde bir medrese vardı. Tarihinize bakin her medresede bilim eğitimi vardı. İlk denizaltını Osmanlının yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuzdur belki de ama Avrupa bunu biliyor. 10. sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupanın refahı ve medeniyeti yıkılır. Ama sizde bunun olması bu şartlarda çok zor. 11. yine sizler, Avrupanın tarihi düşmanısınız ve daima düşman olarak kalacaksınız." Bu olaylara istinaden tarihte bize her şeyi anlatmakta ve ısrarla bilgimize sunmaktadır. Fatih Sultan Mehmetin nasıl öldürüldüğü ve kimlerin bu işe çanak tuttuğu, bize ihanet eden kişinin Sultanın en yakın sadrazamı Yakup paşa (jakopo) olduğunu söylemektedir. Hala batının bu olayı sindirmek için çok farklı yollardan bizi uyutmaya çalıştığıda aşinadır. Ülkemde ki aydınlar oturup, batılılaşmak için böyle yapılmalı, şunlar uygulanmalı derken bunlarıda görmek istemediklerini bize haykırır durumdadırlar. Suspus olan Türk aydınıda büyük gaflet içerisindedir. Fakat “teğet geçmek” istemediğimi bir nokta bulunmaktadır. Anadolu insanının dünyada ki hakkını savunan kişilerinde hakkını veremeyen ülkemde, ben bu uğraşlarından dolayı saygılarımı sunarım. Bunlara verilebilecek en güzel cevap M.Kemal ATATÜRK ün şu sözüdür: “Ey Türk İstikbalinin Evladı MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMALRINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR” Ruhun şad olsun ATAM…

SEÇİLMİŞ XƏBƏRLƏR

Çox oxunanlar